MUŞ İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

2017-2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM BAŞI KOORDİNASYON TOPLANTISI DÜZENLENDİ.

2017-2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM BAŞI KOORDİNASYON TOPLANTISI DÜZENLENDİ.

Muş Öğretmenevi Konferans Salonunda düzenlenen toplantıya; Sayın Valimiz Aziz Yıldırım, Vali Yardımcısı Alper Çifçi, Milli Eğitim Müdür Vekili Metin Aksu, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Enver Kıvanç, Mehmet Özçelik, Milli Eğitim Şube Müdürleri Murat Çoban, Ali Çelik, Suat Çetin, Ahmet İyidil, okul idarecileri, okul aile birliği temsilcileri, muhtarlar, okul servis firma yetkilileri ile basın mensupları katıldı.

 

Saygı Duruşu ve istiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda bir konuşma yapan Sayın Valimiz Aziz Yıldırım, katılımcılara şu şekilde hitap etti. “Kıymetli Vali Yardımcım, milli eğitimin değerli çalışanları kıymetli müdürlerimiz, çok kıymetli velilerimiz ve muhtarlarımız. Bildiğiniz gibi 2017-2018 eğitim öğretim yılının ilk dönemini bitirdik. Geleceğimizi teslim edeceğimiz sevgili öğrencilerimize karnelerini verdik. 15 günlük dinlenmeden sonra önümüzdeki pazartesi günü itibariyle de eğitim öğretim sezonunun ikinci dönemine başlayacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun.

 

Değerli arkadaşlar, ikinci dönem bir takım avantajlara sahiptir. Uzun bir yaz tatilinden sonra başlanan birinci dönemde meydana gelen bir takım aksaklıklar ikinci dönemde artık ortadan kaldırılmış olmalıdır. Zaten ders kitapları öğrencilerimize okula başladıkları ilk günden itibaren ders müfredatı ile ilgili bütün kaynaklar teslim edilmekte. Bunun sonrasında ihtiyacı olanlara defter, kitap, kıyafet veya başka ders araç-gereci ilçelerde Kaymakamlıklarımız, illerde Valiliklerimiz tarafından temin edilmektedir.

 

Pazartesi başlayacak olan II. Dönemde öğrencilerimiz I. Dönemde öğrendiklerinin üzerine daha fazla bilgi katmak suretiyle sene sonunda karne verdiğimizde daha bilgili, daha donanımlı Dünya’yı daha iyi tanıyabilen ve Dünya’ya daha iyi bakabilen bireyler olacaktır.

 

Değerli arkadaşlar, eğitim denildiğinde sadece iş öğretmenlerin değil hepimizin bildiği gibi eğitim öğretim aileden başlayan bir süreçtir. Çocuklarımız öncelikle ailelerinde eğitilmektedirler. Kültürümüz, törelerimiz, örf ve adetlerimiz büyüğünü-küçüğünü sayma gibi bir takım alışkanlıkların öncelikle aile tarafından verilmesi gerekmektedir. Sonrasında okullarda bilimsellik içeren konular ve gereken pek çok ders yaşlarına, sınıflarına göre öğretmenlerimiz tarafından verilmektedir. Sadece öğrenciyi okula gönderip de velilerimiz ben üzerime düşeni yaptım bundan sonrasına karışmam dememelidir. Mutlaka velilerimizde kendi çocuklarının okula gidip-gitmediklerini ne tür arkadaşlıklar edindiği, okul sonrasında neler yaptığını, eve geldiğinde ödevleriyle ne kadar ilgilendiği gibi konularda dikkatli olmalı hatta gerektiğinde öğretmenleri ile bu konuları paylaşmalıdır.

 

Kıymetli muhtarlarımıza ilk dönem söylediğim gibi pek çok görev düşüyor.  Devletimiz köyünüze okul yapıyor, öğretmen görevlendiriyor.  Pek çok köyümüzde akıllı tahtalar var.   Bazı köylerimize gittiğimde sınıflardaki sobaları öğretmenlerimiz yakmaya çalışıyor. I. Dönemde söylediğim gibi değerli arkadaşlar, özellikle muhtarlarımız köyde yaşayan ve kışın pek de işi olmayan çok insanımız var ve bunlar çoğu zaman kahvehanelerde oturuyorlar. Kahvehanelerde oturmaktansa sırayla okullarımızın sobalarını yaksalar, 2 tane sınıfın iki tane sobasını yakmak çok zor da değil. Zaten yakacağını temin ediyoruz. Aslında bunları muhtarlarımızın organize etmesi lazım. 

 

Bunları muhtarlarımızdan köylerde yaşayan vatandaşlarımızdan bekliyoruz. Netice itibariyle orada çocuklarımız okuyor. Öğretmenlerimize bu şekilde destek olabilirsiniz. Bakın, Japonya’da çocuklar kendi okullarını kendileri temizliyorlar şehirlerde dâhil. Onun için bunlar hakikaten gerekli, bunlardan yüksünmemek lazım çok zor şeyler değil. Hep İŞ-KUR’dan eleman isteniyor. Özellikle köyden birisi alınsın yapsın deniliyor.  Köylerdeki okullarımızın temizliği, düzeni ile ilgilenmemiz lazım. Bizim üstümüze düşen bir şey varsa onu da biz yaparız.

 

Köylerimizdeki ve şehirlerinizdeki okullar güzel olmalı. Bahçeleri yemyeşil olmalı çürümüş ağaçlar varsa bunları bizlere haber verin kestirelim. Çocuklarımız herhangi tehlikeli altında kalmasın. Malumunuz geçtiğimiz sezon bir köy okulumuzda çürümüş bir ağaç devrildi ve bir çocuğumuz vefat etti, bir çocuğumuz yaralandı.

 

Muhtarlarımız ve öğretmenlerimiz bu tür konuları bizlere iletin ki bizde gereken tedbirleri almakla yardımcı olalım. Okullarımız kamu malıdır ve kamu malına sahip çıkmak her şeyden önce farz’dır. Herkesin hakkı olan yerlerdir. Onun için de herkesin sahip çıkması lazım. Bu konuda köydür şehirdir diye bir ayrım söz konusuda değildir.

 

Okullarımızın çoğunda taşımalı sistemle gelen öğrencilerimiz var. Öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmeleri bakımından okul idaresine de öğretmenlerimize de çok büyük görevler düşüyor. Geleceğin Türkiye’sini, Muş’unu nasıl görmek istiyorsanız öğrencilerimizi o şekilde yetiştirmemiz lazım. Şu anda sizlerin oturduğu yerlerde yıllar sonra bugün öğrenci dediğimiz yavrularımız oturacak. Onun için yaşlandığımızda ne ile karşılaşmayı istiyorsak bizden sonra yetişecekleri o zihniyetle o kararlılıkla o düşünceyle ve o fikirle yetiştirmemiz gerekiyor. Bunda öğretmelerimize büyük görev düşüyor.

 

Değerli katılımcılar, uyuşturucu çağımızın vebası olarak adlandırılıyor. Bununla mücadele etmek hepimizin görevidir. Ülke genelinde uyuşturucu kullanan sayısını azaltmak hatta sıfırlamak gerekiyor. Uyuşturucu satanlar, getirenler, kullananlar var. Uyuşturucu konusunda okul idarecileri, öğretmenler, veliler yani hepimiz çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çocuklarınızda daha önce görmediğiniz bir takım değişiklikler gördüğünüzde hemen haber verilmesi gerekiyor. Bu çocuğumuzun ileride topluma faydalı bir birey olmasını da engelliyor. Ülkemizde de görülüyor ancak Avrupa ortalamasının neredeyse 10/1, Avrupa’ya göre çok iyiyiz ama şimdiden tedbirimizi almamız gerekiyor.

 

Toplumda herkese bu anlamda büyük bir görev düşüyor ve bununla mutlaka ilgilenmeliyiz. Biz buna bir sağlık problemi olarak yaklaşıyoruz. Hemen polisiye tedbirler değil bu gencimizi nasıl kurtarırız diye uğraşıyoruz. Uyuşturucu tedavisinin en ucuz en kolay tedavi şekli ise hiç başlatmamaktır. Eğer bizler bu konuda uyanık olursak gençlerimizi bu şeyden koruyup kurtarabiliriz. Rehber öğretmenlerimize bu anlamda çok iş düşüyor. Rehber öğretmenlerimizin bir psikolog gibi bir pedagog gibi onlara yaklaşıp onlara yardımcı olmalarını bekliyoruz.

 

Değinmek istediğim bir başka konu da kitap okuma ve kitap okuma alışkanlığı hakkında olacak. Ülkemizde çok şikâyet ettiğimiz konulardan bir tanesi gençlerimiz kitap okumuyorlar ya da kitap okuma alışkanlıklarının olmaması. Gençlerimiz, görsel materyallerin çok olduğu ve rahat ulaşılabildiği bir ortamda eline kitap alıp okumayı zor olarak görüyorlar.

 

Çocuklarımıza, öğrencilerimize ne kadar kitap okutabilirsek bu görsel materyallerden o kadar uzak tutabiliriz. Elektronik cihazlar tabi ki faydalı ama onu faydalı şekilde kullanacak yaşa gelmelerini beklememiz lazım. Günümüzde olduğu gibi bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı ama bunlar kontrollü kullanılmazsa toplumda problem haline gelmeye başlar. Bizim de bunları çok iyi bir şekilde bilmemiz gerekiyor. Çocuklara sürekli kitap okuyun diyoruz ama büyükler olarak bizlerinde kitap okuması gerekiyor.

 

Eğitim kalitesi, okullarımızdaki donanım şükürler olsun son derece iyi ve Devletimiz sürekli güzel hizmetler gerçekleştiriyor. Yarının Muş’u, yarının Türkiye’si bilim adamlarının bilim insanlarının omuzlarının üzerinde yükselecek. Daha çok bilime daha çalışmaya ihtiyacımız var. Dünya’da büyük bir yarış var ve pasta hep aynı. O nedenle insanlığın faydası için kendi faydamız için ülkemizin faydası için hepimiz çok çalışmalıyız. Öğretmenlerimizde öğrencilerimizi bu konuda çok iyi motive etmeliler.  Çünkü bilimde, üretimde geri kalırsak Dünya’da geri kalmış oluruz. Onun için mutlaka her bir şeyi kendimiz üretmeliyiz ve ülke olarak kendi kendimize yetecek seviyeye gelmek zorundayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın göstermiş olduğu hedefler doğrultusunda bugün sınır ötesi harekât yapabiliyorsak bu sayede yapabiliyoruz. İnşallah öğretmenlerimizin yetiştireceği evlatlarımız ülkemize daha güzel hizmetler yapacaklardır.

 

Bu duygu ve düşüncelerle 2017-2018 eğitim öğretim yılının II. Dönemi de inşallah hayırlara vesile olsun, öğrencilerimiz en güzel şekilde yetişsinler. Hepinize saygılar sunuyorum hayırlı günler diliyorum.” Dedi.

 

 

Düzenlenen toplantı Sayın Valimizin konuşmasının ardından katılımcıların sorun, talep ve önerilerinin dinlenmesi ile sona erdi.



05-02-201805-02-201805-02-201805-02-201805-02-201805-02-201805-02-201805-02-2018

İstasyon Caddesi Atatürk Bulvarı Hükümet Konağı Kat 3 Merkez / MUŞ - (436) 212 35 83 - 212 12 10

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.