|
Öğrenme şekilleri kavramı
ilk defa 1960 yılında Rita Dunn tarafından ortaya atıldı .
""Öğrenme şekilleri her bir öğrencinin yeni ve zor bilgiyi
öğrenmeye hazırlanırken, öğrenirken ve hatırlarken farklı ve
kendilerine özgü yollar kullanmasıdır"".
Öğrenme şekillerimiz; doğuştan var olan ve
başarıyı etkileyen karakteristik özelliğimizdir.
Öğrenme şeklimiz, yaşam boyu değişmez ama yaşamımızı değiştirir.
Öğrenme şeklimiz yürürken, yatarken,
otururken, konuşurken, oynarken, yazarken kısaca yaşamımızın her
anında ve her boyutunda bizi etkiler. Biz eylemlerimizi bu
özelliğimize göre yaparız.
Öğrenme şekilleri ile zeka arasında bir
bağlantı yoktur.
Öğrenme şekillerini görsel, işitsel ve
kinestetik diyebileceğimiz üç ana özellikte toplayabiliriz. Her
insanın bu şekillerinden yalnız birine sahip olması gerekmez.
Çoğunlukla biri ağırlıklıdır ama ikisine ya da üçüne de sahip
olabiliriz.
Bireyin kendisi için etkili ve verimli ders
çalışma sistemini oluşturabilmesi için, öğrenme şeklini ve baskın olan
öğrenme şekli dışındaki öğrenme şekillerinden hangisine yakınsa, bu
öğrenme şeklinin özelliklerini de bilmesi gerekir.
Görsel Öğrenenlerin Özellikleri
• Özel yaşamlarında genellikle düzenli ve titizdir. Çantaları,
dolapları her zaman düzenlidir. Karışıklık ve dağınıklıktan rahatsız
olurlar. Örneğin: Dağınık bir masada çalışamazlar, önce masayı
kendilerine göre düzenlerler, daha sonra çalışmaya başlarlar.
• Küçük yaşta hiç kimse onlara öğretmeden eşyalarına yer belirlerler,
düzenli şekilde eşyalarını o yerlere koyarlar. Kalem, silgi,
kalemtıraş gibi araçlar için sıra veya masada kendilerine göre yerler
belirlerler ve bu araç gereçleri hep bu yerlerde tutarlar.
• Etraflarındaki gürültülerden işitseller kadar rahatsız olmazlar.
• Olayları görüntü ile birlikte algılarlar.
• Oyunları hareketli olmakla beraber hiçbir zaman kinestiklerdekiler
gibi hareketler görülmez.
• Eşyalarını çok iyi korurlar ve görüntülerine önem verirler.
• Yap bozları ve diğer görsel oyunları severler.
• Resim yapmaya isteklidirler. Renkleri küçük yaşta ayırt edebilirler.
• Yazmayı sevmeseler bile defterlerini düzenli ve itinalı kullanırlar.
Bu özelliklerinden dolayı, evde büyükleri, okulda da öğretmenleri
tarafından takdir edilirler, örnek gösterilirler.
• Düz anlatım – okullarda öğretmenin ya da bir öğrencinin dersi
anlatması – öğretim tarzında yeterince yararlanamazlar. Tam
anlamaları, kolay öğrenmeleri ve hatırlamaları için dersin mutlak
görsel malzemeler (harita, poster, şema, grafik gibi) ile
desteklenmesi gerekir.
• Öğrendikleri konuları gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya
çalışırlar.
• Gördüklerini hatırlarlar. Genellikle gördükleri şeyleri görüntü
olarak belleğe kaydeder ve görüntü olarak hatırlarlar. Örneğin:
Yazarken kelimelerin yazılışı gözlerinin önüne gelir.
• Anlatılan masalları mükemmel bir şekilde görüntü olarak hayallerinde
canlandırabilirler.
• Programlı ve organize olurlar. Yapacakları işleri planlamayı
severler. Plansızlık onlar için huzursuzluk demektir. Öğrenecekleri
şeylerin de belli bir düzen ve program içersinde karşılarına çıkmasını
isterler. Karmakarışık bir ders onları ruhen ve bedenen yorar.
• Ödevlerini itina ile yaparlar. Çok az yazım, noktalama hatası
yaparlar.
• Kendi kendilerine kural belirlerler, mesela başlıkları kırmızı ile,
alt başlıkları sarı ile yazıyorsa ve kazara alt başlığı kırmızı ile
yazmış ise mutlaka o sayfayı yırtıp yeniden yazmayı göze alabilir.
İşitsel Öğrenenlerin Özellikleri
• İşitseller, küçük yaşlarda kendi kendilerine konuşarak oynarlar. Çok
konuşkandırlar.
• İşitsel çocuklar yaşlarına göre daha kapsamlı cümleler kurabilirler,
kelime daracıkları geniştir.Okul öncesinde kendilerine söylenen
cümleleri rahatlıkla tekrarlayabilirler.
• Okul öncesinde konuşmalarında bir ahenk ve melodi vardır.
• Ses ve müziğe duyarlıdırlar.
• Sohbet etmeyi, birileri ile çalışmayı severler.
• Genellikle ahenkli ve güzel konuşurlar.
• İşittiklerini daha iyi anlarlar.Daha çok konuşarak, tartışarak
öğrenirler.
• Bir kelimenin yazılışını hatırlamak için sesli kelimeyi tekrar
ederler ya da etmeleri önerilir.
• Grup ve ikili çalışmalarda konuşma ve dinleme olanakları olduğu için
iyi öğrenirler.
• Bilgi alırken dinlemeyi, okumaya tercih ederler. Olay ve kavramları
birinin anlatması ile daha iyi anlarlar.
• Hatırlamak istediklerini, birisi kendilerine anlatıyor ya da
söylüyormuş gibi işiterek hatırlarlar.
• Sınıf içersindeki sesten çok rahatsız olurlar. Gürültülü bir sınıfta
öğretmenin anlattıklarını takip etmekte zorlanırlar.
• Yabancı dil öğrenmeye yatkın; özellikle konuşma ve dinleme
becerileri çok iyidir.
• Problem çözerken sesli düşünmelerine izin verilmelidir. Bu problemde
verilen ve isteneni kavramak için gereklidir.
• Sese duyarlılıkları müzikte de kendini gösterir ve okul şarkılarını
kolaylıkla öğrenebilirler. Küçük yaşta pek çok şarkıyı baştan sonuna
kadar sadece dinleyerek ve tekrar ederek öğrenebilirler.
Kinestetik Öğrenenlerin
Özellikleri
• Dokunmayı, dokunulmayı severler. Bu iletişimin ve sevginin dışa
yansımasıdır.
• Oldukça hareketli olurlar. Sürekli hareket halindedirler.
• Kas belleğine sahip oldukları için ancak yaparak algılayabilirler.
• Tahta-tebeşir-anlatım ders işleme sisteminden en az yararlananlar
onlardır.
• Dünyayı adeta vücutları ile hissederler ve o dünyayı anlamak için de
tüm vücutlarını kullanırlar.
• Öğrenebilmeleri için mutlaka ellerini kullanacakları,
yaparak-yaşayarak öğrenme tekniklerinin uygulanması gerekir. Sınıf
yerine okul bahçesi veya laboratuarda dokunarak, ellerini kullanarak
olayların içinde yaşayarak çok daha iyi öğrenirler.
• Eşyalarının düzensiz ve karışık olmasından, hiç rahatsız olmazlar.
Düzen onlar için önemsiz bir ayrıntıdır.
• Evlerin dışında oynarlarsa taşlar, topraklar, duvarlar, kayalar,
ağaçlar ile sarmaş dolaştırlar. Adeta onlarla bütünleşmeye çalışırlar.
• Tertemiz bir kıyafetle evden çıkarlar. Geri döndüklerinde sökülmüş,
pantolonları, etekleri yırtılmış, düğmeleri kopmuş, dizleri sıyrılmış,
üstleri toz toprak, çamur ve büyük ihtimalle de sırılsıklam ter içinde
geri dönerler.
• Duygularını konuşmayı severler.
• Laboratuar ortamında başarılıdırlar.
|